Türkiye ekonomisi bu gelişmelerden nasıl etkilenecek?
ŞENOL DEMİRCİ
Ortadoğu’da sular yeniden ısınıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik açıklamaları, bölgede yeni bir askeri hareketliliğin kapısını aralayabilecek nitelikte. Trump, 1 Kasım’da yaptığı açıklamada İran’da hedef alınması gereken bir veya iki nükleer tesis kaldığını, bunların kısa sürede vurulabileceğini söyledi. ABD’nin 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon seçeneğini değerlendirebileceğine ilişkin haberler de tansiyonu yükseltiyor.
İncirlik Üssü’ne çok sayıda tanker uçağın konuşlandırıldığı yönündeki iddialar da dikkat çekiyor. Ancak bu hareketliliğin kapsamı ve İran’a yönelik olası bir operasyonla bağlantısı henüz doğrulanmış değil. Türkiye’nin böyle bir gerilimin içine çekilmemesi büyük önem taşıyor.
Peki, bütün bunlar neden yaşanıyor?
Meseleye yalnızca nükleer tesisler ve askeri güvenlik açısından bakmak eksik olur. Ortadoğu’daki enerji kaynakları, petrol ticareti, Hürmüz Boğazı ve küresel ekonomik dengeler de bu mücadelenin merkezinde bulunuyor. Dolayısıyla yaşananlar aynı zamanda büyük bir ekonomik güç mücadelesi.
Trump’ın ABD’deki seçimler öncesinde yükselen akaryakıt maliyetleri ve savaşın siyasi sonuçlarıyla karşı karşıya olduğu da biliniyor. İran politikasının iç siyasette kendisine sağlayacağı avantajları gözettiği yönündeki değerlendirmeler bu nedenle yabana atılmamalı.
Ancak savaşın yeniden alevlenmesi halinde bunun yalnızca ABD ve İran’la sınırlı kalmayacağı açık. İran’ın da karşılık vermesi, Körfez ülkelerini, enerji hatlarını ve petrol sevkiyatını yeniden hedef haline getirebilir.
Türkiye açısından tehlike oldukça somut. 1 Kasım itibarıyla benzine yaklaşık 4 lira 10 kuruş, motorine ise 3 lira 60 kuruş zam geldi. Motorinin litre fiyatı birçok şehirde 100 lirayı aşarken, akaryakıttaki bu artışın etkisi sadece araç sahipleriyle sınırlı kalmayacak.
Nakliye, tarım, sanayi, gıda ve üretim maliyetleri de bu gelişmelerden etkilenecek. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişler, döviz kuru üzerindeki baskıyla birleşirse Türkiye’de enflasyonla mücadeleyi daha da zorlaştırabilir.
Unutmayalım; Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke. Ortadoğu’da çıkacak yeni bir savaşın ekonomik sonuçlarını Türkiye’nin hissetmemesi mümkün değil.
Bugün mesele yalnızca İran’ın nükleer tesisleri değil. Enerji kaynakları, ekonomik üstünlük, bölgesel güç mücadelesi ve siyasi hesaplar iç içe geçmiş durumda.
Ortadoğu bir kez daha büyük güçlerin hesaplaşma alanına dönüşürken, bunun bedelini yine bölge halkları ve ekonomileri ödeyecek.
Savaşın kazananı kim olursa olsun, ekonomik faturasını yine vatandaş ödeyecek.