Türkiye tarımı alarm veriyor: Gıda krizi kapıda

12.12.2025

Türkiye tarım sektörü, iklim değişikliği, fahiş girdi maliyetleri ve yetersiz planlama sarmalında çok boyutlu bir krizle karşı karşıya. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verileri, tarımsal üretimde beklenen ciddi daralmayı rakamlarla ortaya koyuyor. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Ahencan Tayakısı, bu tablonun gıda güvencesi açısından son derece kaygı verici olduğunu belirterek, hükümete acil eylem çağrısında bulundu.

Türkiye tarımı alarm veriyor: Gıda krizi kapıda

Tarım Sektöründe Şok Edici Daralma

Resmi veriler, sanayi ve hizmet sektörleri büyürken tarımın gerilediğini gösteriyor. Başkan Tayakısı’nın dikkat çektiği verilere göre, 2025 yılı ikinci çeyreğinde sanayi %6,1 ve hizmetler %5,2 büyürken, tarım sektörü %3,5 oranında daralma kaydetti.

Daha da endişe verici olan, bitkisel üretim tahminleri:

  • Tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) üretimin %10,4, tahıl üretiminin ise %12,4 azalması bekleniyor.
  • Buğday üretiminde %13,9, arpada ise %25,9’luk rekor bir düşüş öngörülüyor.
  • Meyve, içecek ve baharat bitkilerinde ise düşüş %30’a ulaşacak.

Başkan Tayakısı, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın, tarım sektörünün yılın üçüncü çeyreğinde eksi yönde %12,7 büyüdüğünü açıklaması da bu alarm zillerini doğruluyor” dedi.

Yüksek Maliyetler ve Eriyen Destekler Üreticiyi Bitirdi

Üretimdeki gerilemenin tek nedeni iklim koşulları değil; yapısal sorunlar krizin temelini oluşturuyor. Gübre, mazot, yem ve bitki koruma ürünlerindeki yüksek fiyat artışları küçük ve orta ölçekli üreticiyi tarladan çekilmeye zorluyor.

“2019’dan bugüne 1 ton buğday ile alınabilecek gübre miktarı yarı yarıya azalmıştır. Girdi piyasasında bu denli bir sorun yaşanırken, tarımsal destekler reel bazda erimektedir.”

Tayakısı, toplam tarımsal desteklerin 2010 yılından bu yana reel bazda yaklaşık %25 azaldığını vurguladı. Ayrıca, desteklerin Gayri Safi Milli Hasıla’nın %1’i olması gerekirken, günümüzde %0,24 dolaylarına gerilemesi, çiftçinin girdi maliyetlerini karşılayamaz hale gelmesine neden oluyor.

🏦 Çiftçi Borçluluğu Rekor Kırdı: 1 Trilyon 150 Milyar TL

Girdi fiyatlarındaki artış ve yetersiz desteklemeler, çiftçinin borcunu rekor seviyeye taşıdı. Başkan Tayakısı, destek alamayan üreticinin bankalara olan borcunun 1 trilyon 150 milyar liraya yükseldiğini belirterek, “Özellikle Çukurova gibi önemli üretim havzalarımızda kuraklık ve düzensiz yağış rejimi, sulama maliyetlerini artırmış, verim kayıplarını derinleştirmiştir” uyarısında bulundu.

Bu koşullar altında, 2025 yılı için yaklaşık %35 dolaylarında öngörülen gıda enflasyonunun faturasını sadece üreticinin değil, tüm toplumun ödeyeceğinin altını çizdi.

ZMO’dan Acil Eylem ve Planlama Çağrısı

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak çağrılarının net olduğunu belirten Ahencan Tayakısı, krizi aşmak için acil ve kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti:

  1. Bilimsel ve Bölgesel Planlama: Hangi ürünün nerede ve ne kadar üretileceği, bilimsel veriler ve mühendislik bilgisi esas alınarak belirlenmelidir.
  2. Destekler Artırılmalı: Çiftçiye verilen destekler, girdi maliyetlerini dengeleyecek düzeyde artırılmalı, özellikle mazot, gübre ve sulama desteği yeterli miktarda ve üretim sezonuna uygun zamanda sağlanmalıdır.
  3. İklim Uyumlu Üretim: İklim değişikliğine uyumlu üretim modelleri yaygınlaştırılmalı, tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
  4. Yerli Üretim Teşviki: Girdi bağımlılığını azaltan, yerli üretimi teşvik eden, toprak ve su kaynaklarını koruyan bir tarım politikası oluşturulmalıdır.

Başkan Tayakısı, “Türkiye tarımı güçlü bir potansiyele sahiptir. Ancak bu potansiyelin ortaya çıkması için üreticiyi merkeze alan, kamusal sorumluluğu önceleyen politikalar hayata geçirilmelidir. Aksi halde TÜİK verilerinde gördüğümüz üretim kayıpları geçici değil, kalıcı bir gıda krizinin habercisi olacaktır.” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Adana'nın Sesini Dünya'ya duyuruyoruz